Ülkemizde son yıllarda sıkça duyduğumuz kavramlardan biri “konkordato” oldu. Firmaların borçlarını yapılandırma ve iflastan korunma amacıyla başvurduğu bu yöntem, artık istisna olmaktan çıkıp adeta bir norm haline geldi. Özellikle 2023 yılı Temmuz ayında alınan vergi kararlarının bu tabloyu ağırlaştırdığı dikkat çekmektedir.
Artırılan Vergi Oranları
10 Temmuz 2023 tarihinde alınan kararlarla:
- KDV oranları %8’den %10’a, %18’den %20’ye çıkarıldı,
- Kurumlar vergisi %25 seviyesine yükseltildi.
Bu adımlar kısa vadede bütçe gelirlerini artırmayı hedeflese de, uzun vadede işletmelerin maliyetlerini ciddi ölçüde yükseltti.
Ticaretin Zayıflayan Dayanıklılığı
Zaten enflasyon, kur dalgalanmaları ve yüksek finansman maliyetleriyle boğuşan işletmeler, artan vergi yüküyle birlikte adeta nefes alamaz hale geldi.
- Ürün fiyatları yükseldi,
- Tüketici talebi daraldı,
- İşletmelerin nakit akışı bozuldu.
Sonuç olarak pek çok KOBİ ve orta ölçekli firma, ödeme güçlüğüne düşerek konkordato sürecine başvurmak zorunda kaldı.
2025’te Konkordato Dalgası
2025 yılına geldiğimizde konkordato başvurularının belirgin şekilde arttığı görülüyor. Bunun temel sebeplerinden biri, yanlış vergi politikalarının ticaretin gerçekleriyle örtüşmemesidir. Maliye Bakanlığı’nın bütçe açığını kapatmak için vergileri artırması, uzun vadede geri dönülmez hasarlara yol açmaktadır. Vergi yükü altında ezilen işletmeler, üretimden çekilmekte ya da küçülmeye gitmektedir.
Çözüm Önerisi
Vergi politikalarında amaç, sadece devletin kasasını doldurmak değil, aynı zamanda ticari hayatın sürdürülebilirliğini sağlamak olmalıdır.
- Vergi oranları düşürülmeli,
- Daha geniş bir tabana yayılmalı,
- Kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele edilmeli,
- KOBİ’lerin üzerindeki yük hafifletilmelidir.
Aksi halde, her geçen gün yeni konkordato haberleri ile karşılaşmaya devam edeceğiz.

